Düşündüm ki...

on 7 Mart 2009 Cumartesi


Bir sonraki yazım ne hakkında olsun diye düşünüyordum.İşin aslı yazacak o kadar çok konu var ki,o sonsuz düşünce denizinin içinden kelimeleri yakalayıp bir araya getirmek marifet.Denizin içinde kelimeleri yakalamak için çırpınırken en sonunda birini tuttum ve baktım ki "düşünce" çıktı.Blog adresim de "olası düşünce" olunca artık bu konu hakkında yazmak gerektiğini düşündüm.Her düşüncenin bir olasılığı vardır diyerek konuya giriyorum :D

Düşünmek,felsefenin anası babası herşeyi.Öyle ki Aristo,hayvanlarla insanların arasındaki farkı anlatmak için "İnsan düşünen bir hayvandır." demiş ve tartışmaları başlatmış.
Doğru açılardan bakmasını bilirsek doğru bir söz söylemiş.Aslında Decartesin şu sözü olayı kısaca özetler nitelikte:"Düşünüyorum öyleyse varım."

Düşünmek gibi bir kabiliyetimiz olmasaydı içgüdülerimizle yaşamımızı devam ettirirdik herhalde.O zaman hayvanlardan ne farkımız olurdu ? ;)
Düşünce nedir?Açıklaması zor ama düşünce hem somut hem de soyuttur.
Soyuttur elle tutulamaz,somuttur tam olarak gözle olmasa da görülür.Somuta örnek verirsek;gördüğümüz rüyaları nasıl olur da gözümüzle görmediğmiz halde herşeyi net ve belirgin bir biçimde anlatırız? Sonuçta rüyalarımız da düşüncelerimizin bir parçasıdır.Kitaplarda anlatılan olayları gözümüzde canlandırarak okumazmıyız?

Biraz felsefe yaptıktan sonra anlatmak istediğim hikayeme geleyim:
Dersten çıktım.Eve gitmek üzre otobüse bindim ve arkaya oturdum.Otobüs hareket etmiş ben farkında değilim, düşünce vadime dalmış geziniyorum.Birden fark ettim ki otobüs kalabalık ama bir o kadar da sessiz.Sonra insanların yüzlerine baktım,kimisi okuldan,kimisi işten,çarşıdan,pazardan gelmiş otobüse binmişler.Günün yorgunluğundan olması gerek herkeste derin bir sessizlik.Böyle insanların düşünceli hallerini incelerken aklıma Mel Gibson'ın oynadığı Kadınlar Ne İster? filmi geldi.Bir an için onun yerinde olmak istedim.Otobüsteki bunca insan ne düşünüyor diye merak ettim.Yalnız filmdeki gibi sadece kadınların değil, herkesin düşüncesini istediğim zaman okuma fikri gerçek dışı olsa da başladım düş peşinde koşmaya...
"Gerçekten de herkes birbirinin düşüncesini okusaydı dışarılarda gezen dolaşan insan bulamazdık.Herkes bireyselleşir aile diye bir kavram olmazdı."diyerek herkesin düşüncesini okuma fikrinin iyi olmadığı kanaatine vardım.Herkesin düşüncesi kendine efendim. ;)

*****
Uzun uzun düşünelim.Hayal dünyamızı geniş tutalım.Ne işime yarar demeyin.Küçük bir örnek verirsem:Banka, hastane vb. gibi yerlerde insanlar can sıkıntısından bunalırken sen kendi düşünce okyanusunda sıkılmadan yüzersin.

Notçuk:Düşünme kelimesini 23 defa yazmışım.Bunula birlikte 24 :D Yazım sağolsun bloguma slogan da buldum "Her düşüncenin bir olasılığı vardır."

2 yorum:

nesli... dedi ki...

bence de düşünerimde ama kise bilmesim me düşündüğümüz vallahi yanarız. :)

karahilal dedi ki...

Her düşündüğümüz anlatırsak zaten kaos olur :)